CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ekonomik darboğazdaki esnaf ve tüccar için vergi yapılandırmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada, sahadaki ekonomik daralmanın boyutlarını gözler önüne serdi. Çiler, artan maliyetler ve finansmana erişim sıkıntıları nedeniyle borç yükü altında ezilen vatandaşlar için acil çözüm çağrısında bulundu.
“Vergi Borçları Ödenemez Noktaya Geldi”
Sahanın nabzını tutarak ekonomik verilere dikkat çeken Çiler, piyasadaki daralmanın esnafı ciddi bir darboğaza sürüklediğini ifade etti. Mevcut piyasa koşullarının vergi borçlarını ödenebilir olmaktan çıkardığını belirten Çiler, şunları söyledi:
“Devlete borcunu ödemek isteyen ancak mevcut ekonomik şartlar nedeniyle bunu gerçekleştiremeyen vatandaşlarımıza bir çıkış yolu sunulmalıdır. Vergi yapılandırması bugün bir tercih değil, bir zorunluluk hâline gelmiştir.”
Ekonomiye “Can Suyu” Olacak
Yapılandırmanın sadece devletin alacaklarını tahsil etmesi anlamına gelmeyeceğini savunan Çiler, bu adımın piyasaya yeniden hareketlilik kazandıracağını ve ekonomiye adeta bir “can suyu” olacağını ifade etti. Borç yükünün hafiflemesiyle birlikte ticaretin önündeki engellerin kalkacağını dile getirdi.
Düzenli Ödeyene Teşvik Talebi
Açıklamasında adaleti vurgulayan Çiler, borçlu olanlar için kolaylık istenirken, vergisini zamanında ve eksiksiz ödeyen mükelleflerin de ödüllendirilmesi gerektiğini hatırlattı. Düzenli ödeme yapan kesime yönelik özel indirim ve teşviklerin hayata geçirilmesinin, sistemin güvenilirliği açısından kritik önemde olduğunu belirtti.
“Yarının İflaslarını Bugünden Önleyelim”
Üretim ve istihdamın korunması için tüm kesimlere sağduyu çağrısında bulunan Nail Çiler, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bugün atılacak doğru adımlar yarının iflaslarını önler, üretimi ve istihdamı korur. Geliniz; tacirin, tüccarın, sanayicinin ve esnafın yanında olalım.” Cengiz Akgün

